Yeni bir araştırma, diyabetli kadınlarda kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin şiddetli böbrek hasarı ve diyabetik nefropati riskini artırdığını ortaya koyuyor. Çalışma, et tüketimi ile böbrek sağlığı arasındaki ilişkileri detaylı olarak inceliyor.

Diyabetik nefropati (DN), diyabet mellitusun (DM) ciddi bir komplikasyonudur ve diyabetli bireyler arasında morbidite ve mortaliteyi artırır. Diyabetin giderek artan yaygınlığı ile birlikte DN daha fazla görülmekte, bu durum etkili önleme stratejilerinin geliştirilmesine olan ihtiyacı artırmaktadır. Bu rahatsızlık, yüksek kan basıncı, azalmış böbrek fonksiyonu ve önemli derecede albuminüri ile karakterize edilir; bu durumlar son evre böbrek hastalığına (ESRD) kadar ilerleyebilir. Kırmızı ve işlenmiş etlerin yüksek tüketimi, DN’ye katkıda bulunan artmış oksidatif stres ve inflamasyona bağlanmıştır.

Çalışma Metodolojisi

210 katılımcı, 2016 yılı Temmuz-Aralık ayları arasında, 30-65 yaş aralığında ve tip 2 diyabet öyküsü 3-10 yıl olan kişiler arasından seçilmiştir. Bu grup, Amerikan Diyabet Derneği kriterlerine göre teşhis edilen 105 vaka ve eşit sayıda kontrol grubunu içermektedir. Katılımcıların anlamlı komorbiditeleri olanlar veya diyet verileri tutarsız olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Katılımcıların yaklaşık yarısında nefropati öyküsü mevcutken, %22,4’ü kardiyovasküler hastalık (KVH) bildirdi.

Çalışma, et tüketimini kırmızı et (sığır eti, kuzu eti ve çeşitli organ etleri dahil), beyaz et (kümes hayvanları ve balık dahil) ve işlenmiş etler (sosis ve konserve balık gibi) olarak kategorize etti ve alımlar hane halkı ölçümleri kullanılarak günlük grama dönüştürüldü

Çalışma Bulguları

Yüksek kırmızı et tüketimi, DN riskinde artışla doğrudan ilişkilendirilmiş ve bu ilişki ayarlayıcı faktörler dikkate alındığında da anlamlılığını korumuştur. Daha yüksek kırmızı et alımına sahip katılımcılar, açlık kan şekeri (FBS) ve kreatinin (Cr) düzeylerinde önemli ölçüde artış gösterdi.

Buna karşılık, yüksek beyaz et tüketimi, DN olasılığında %80 azalma ile koruyucu bir etki göstermiş, bu etki ayarlanmış modellerde de devam etmiştir. Beyaz et tüketimi, deneklerde diyastolik kan basıncı (DBP) ve toplam kolesterol (TC) ile ters orantılıydı ve bu da potansiyel kardiyovasküler faydalara işaret ediyordu. Artan beyaz et alımı, kontrol deneklerinde düşük Hemoglobin (Hb)A1c, trigliserit (TG) ve albümin düzeyleriyle bağlantılıydı.

İşlenmiş et tüketimi ise kırmızı etle benzer olumsuz etkiler göstererek DN ve diğer böbrek ile ilgili belirteçlerin olasılığını artırmıştır.

Sonuç ve Öneriler

Araştırma, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin böbrek üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ve GFR’de azalma ile BUN’da artışla ilişkili olduğunu göstermektedir. Beyaz et tüketiminin ise potansiyel kardiyovasküler faydalar sunarak bazı böbrek koşulları riskini azalttığı belirlenmiştir. Bu bulgular, risk altındaki popülasyonlar için diyet önerilerini bilgilendirmek adına daha fazla araştırma yapılmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.

KAYNAK:

https://www.nature.com/articles/s41598-024-59097-1