Yeni bir araştırma, kanser hastalarının deneysel tedavilere katılımının küçük ölçüde hayatta kalma süresini uzattığını, ancak ciddi yan etkiler riskini artırdığını gösteriyor.

Kanser hastalarının deneysel ilaçlara erişiminden fayda gördüğüne dair genel bir kanı yoktur; ancak yapılan denemeler, sıklıkla sınırlı klinik yararlar göstermektedir. Araştırmacılar, deneysel tedavilerin hayatta kalma süresine olan etkisini ve toksisitelerini değerlendirmek için 128 deneme üzerinde bir meta-analiz gerçekleştirdi. Bu denemeler, immunoterapiler ve hedefe yönelik tedaviler dahil olmak üzere, çeşitli kanser türlerinde kontrol tedavisi ile deneysel ilaçların karşılaştırıldığı 141 farklı durumu kapsıyordu.

Klinik Faydalar ve Riskler

Elde edilen sonuçlar gösteriyor ki, deneysel tedaviler, ortalama 1.25 ay ek süre ile hastalıksız hayatta kalma (PFS) süresini %20 iyileştirmekte. Ancak, pankreas kanseri dışındaki tüm kanser türlerinde bu fayda gözlemlendi. Genel hayatta kalma süresi ise deneysel ajanlarla %8 artış göstererek, ek 1.18 ay kazandırdı. NSCLC, meme kanseri ve hepatobiliyer kanser denemelerinde bu fayda anlamlıydı; ancak pankreas, prostat ve kolorektal kanser denemelerinde anlamlı bir fayda görülmedi.

Ancak, deneysel müdahale grubundaki hastalar, ciddi yan etkiler (3-5 derece ciddi advers olaylar) açısından çok daha yüksek bir riskle karşı karşıya kaldı. Bu risk, prostat kanseri hariç tüm kanser türlerinde belirgin olarak yüksekti.

Klinik Pratikteki Yansımaları

Araştırmanın baş yazarı Renata Iskander, “Bulgularımız, henüz tam FDA onayı almayan deneysel müdahalelere erişimin marjinal ancak sıfır olmayan bir klinik fayda sağladığını önermektedir,” dedi. Araştırmacılar, bu durumun klinik denemelerin yeni tedavileri keşfetmeye devam etmesine olanak tanıyarak, zamanla büyük ilerlemelere yol açacak küçük kazanımları desteklediğini belirtti.

Sınırlamalar ve Destekleyiciler

Çalışma, ilaçların çeşitliliği, kullanılan karşılaştırmalar ve dahil edilen popülasyonlar nedeniyle yüksek heterojenlik gösterdi. Ayrıca, bazı denemelerin rapor edilmemesi nedeniyle elde edilen verilerde yanlılık olabilir. Çalışma, Kanada Sağlık Araştırmaları Enstitüsü tarafından desteklenmiştir ve yazarlar bu çalışma için McGill Üniversitesi, Rossy Kanser Ağı ve Ulusal Bilim Vakfı’ndan hibeler almıştır.

https://www.acpjournals.org/doi/10.7326/M23-2515