Son yapılan sistematik incelemeye göre, tarçın, zerdeçal (kurkumin) ve resveratrol gibi fitokimyasallar, Tip 2 diyabet hastalarında oksidatif stresi ve inflamasyonu azaltma potansiyeline sahip. Bu bileşenlerin, kan şekerini ve inflamatuar belirteçleri düzenlediği gözlemlendi.


Nutrients dergisinde yayımlanan yeni bir sistematik inceleme, tarçın, kurkumin ve rezveratrol gibi fitokimyasalların Tip 2 diyabet mellitus (T2DM) hastalarında oksidatif stresi ve inflamasyonu azaltma etkinliğini araştırdı.

Sistematik İncelemenin Detayları

Araştırmacılar, Scopus, PubMed ve Web of Science veritabanlarında, bu fitokimyasalların interleukin 6 (IL-6), yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP), tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-α), malondialdehit (MDA) ve toplam antioksidan kapasite (TAC) düzeyleri üzerindeki etkilerini değerlendiren tanımlayıcı çalışmaları ve rastgele kontrollü deneyleri inceledi. Sadece yetişkinler üzerinde yapılan ve son on yıl içinde İngilizce olarak yayımlanan çalışmalar dâhil edildi.

Fitokimyasalların Antioksidan ve Anti-inflamatuar Etkileri

Araştırma sonuçlarına göre, fitokimyasallar oksidatif stresi azaltırken, inflamasyon parametrelerini iyileştirdi. Ayrıca, karbonhidrat metabolizmasını düzenleyerek insülin, glisozile hemoglobin ve kan glukoz konsantrasyonlarını düşürdü. Lipid metabolizmasında da olumlu etkiler göstererek trigliserid ve düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol düzeylerini düşürürken yüksek yoğunluklu lipoprotein-kolesterol seviyelerini yükseltti.

Kurkuminin T2DM Yönetimindeki Rolü

Kurkumin, T2DM’li kronik böbrek hastalığı olan 14 hastada MDA seviyelerini önemli ölçüde düşürdü. Ayrıca, TAC seviyelerini artırırken MDA ve hs-CRP seviyelerini düşürdü. Kurkumin, antioksidan, anti-inflamatuar, antibakteriyel, antikanser, antiromatizmal, immünomodülatör, antihiperlisemik ve kardiyorenal-hepatoprotektif etkiler gösterir.

Resveratrol ve Tarçının T2DM Yönetimindeki Rolü

Resveratrol, 18 ile 70 yaş arası bireylerde birçok T2DM belirtecinde önemli düşüşlere neden oldu. Benzer şekilde, tarçın, T2DM hastalarında MDA seviyelerini düşürdü ve hs-CRP, IL-6 ve TNF-α seviyelerini azalttı. Tarçın polifenolleri, hepatik glukoz homeostazını değiştirerek ve glukoneojenezde rol oynayan enzimleri inhibe ederek açlık glukozu, total kolesterol, LDL ve trigliserid seviyelerini düşürdü.

Sonuç

Bu sistematik inceleme, tarçın, kurkumin ve rezveratrolün T2DM hastalarında metabolik düzenlemeyi ve organizma homeostazını iyileştirebileceğini ortaya koymaktadır. Ancak, fitokimyasalların etkinliği üzerine daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu belirtilmektedir, özellikle kurkumin ve rezveratrol en faydalı olanlar olarak öne çıkmaktadır. Diyabetik beslenme destekleri, sentetik kullanım ve yüksek doz fitokimyasal terapilerinin uzun vadeli etkinliği üzerinde bilimsel bir fikir birliği henüz oluşmamıştır.


Tarçın, zerdeçal ve resveratrol diyabet, özellikle de tip 2 diyabet yönetimindeki potansiyel faydaları açısından incelenmiştir. İşte her birinin bilimsel olarak kanıtlanmış etkilerinin bir özeti:

Tarçın
Glikoz Kontrolü:
Tarçının potansiyel olarak kan glikoz seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğu gösterilmiştir. İnsülini taklit edebilir, insülin duyarlılığını artırabilir ve hücreler tarafından glikoz alımını artırabilir.
Glikatlı Hemoglobinde (HbA1c) Azalma: Bazı çalışmalar, tarçının uzun vadeli glikoz kontrolünün bir göstergesi olan HbA1c seviyelerini azaltabileceğini göstermektedir.
Lipid Profilinde İyileşme: Tarçın, diyabetli bireylerde sıklıkla yüksek olan LDL kolesterol ve trigliseritlerin azaltılmasına da yardımcı olabilir.
Zerdeçal (Aktif Bileşik: Kurkumin)
Anti-inflamatuar Etkiler
: Zerdeçalın aktif bileşeni olan kurkumin, güçlü anti-enflamatuar özelliklere sahiptir ve diyabet genellikle artan enflamasyonla ilişkili olduğu için faydalıdır.
İnsülin Duyarlılığında İyileşme: Kurkumin insülin duyarlılığını artırarak vücudun kan glikozunu idare etmesini kolaylaştırabilir.
Kan Glikoz Seviyelerinin Düşürülmesi: Bazı çalışmalar, kurkuminin kan şekeri seviyelerini düşürmeye ve diyabetle ilişkili bazı komplikasyonları önlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir.
Resveratrol
İnsülin Duyarlılığında İyileşme: Resveratrolün, diyabet hastalarında kan glikoz seviyelerini etkili bir şekilde yönetmek için çok önemli olan insülin duyarlılığını artırdığı bilinmektedir.
Anti-enflamatuar ve Antioksidan Etkiler: Anti-enflamatuar ve antioksidan özellikleri göz önüne alındığında resveratrol, diyabete sıklıkla eşlik eden oksidatif stres ve enflamasyonun yönetilmesine yardımcı olabilir.
Komplikasyonları Azaltma Potansiyeli: Resveratrolün diyabetin önemli bir komplikasyonu olan kardiyovasküler hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabileceğine dair yeni kanıtlar ortaya çıkmaktadır.


Resveratrol, başta kırmızı şarap, üzüm ve çilek olmak üzere bazı bitki, yiyecek ve içeceklerde bulunan doğal olarak oluşan bir bileşiktir. Potansiyel sağlık yararları nedeniyle büyük ilgi görmüştür. İşte resveratrol hakkında bilimsel olarak kanıtlanmış beş gerçek:

Antioksidan Özellikler: Resveratrol antioksidan etkileri ile iyi bilinmektedir. Oksidatif strese ve hücrelerde hasara neden olabilen kararsız moleküller olan serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcı olur. Bu oksidatif stres, kanser ve kalp hastalığı da dahil olmak üzere çeşitli kronik hastalıklarla bağlantılıdır.
Anti-inflamatuar Etkiler: Araştırmalar resveratrolün anti-enflamatuar özelliklere sahip olduğunu göstermiştir. Siklooksijenaz ve lipoksijenaz yolları gibi enflamasyonu teşvik eden enzimleri inhibe edebilir. Kronik enflamasyon, artrit, kalp hastalığı ve bazı kanserler de dahil olmak üzere birçok hastalığın temel nedenidir.
Kardiyovasküler Sağlık: Çalışmalar resveratrolün kalp sağlığını çeşitli şekillerde iyileştirebileceğini göstermektedir. Enflamasyonu azaltmaya, LDL kolesterol seviyelerini düşürmeye (genellikle “kötü” kolesterol olarak adlandırılır) ve ateroskleroz gelişiminde önemli bir adım olan LDL kolesterolün oksidasyonunu önlemeye yardımcı olur. Ek olarak, resveratrol kan damarlarının gevşemesine yardımcı olarak kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir.
Uzun Ömür Üzerindeki Etkisi: Bazı çalışmalar resveratrolün maya, solucan ve balık gibi bazı organizmalarda, öncelikle kalori kısıtlaması ve gelişmiş mitokondriyal fonksiyonla ilgili yollar aracılığıyla yaşam süresini uzattığı sonucuna varmıştır. Bununla birlikte, insan ömrü üzerindeki etkisine dair kanıtların hala kesin olmadığını ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyduğunu belirtmek önemlidir.
Nöroprotektif Etkiler: Resveratrol, çeşitli çalışmalarda potansiyel nöroprotektif faydalar göstermiştir. Beyin hücrelerinin hasar görmesini önlemeye ve beyin fonksiyonlarını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bunun antioksidan ve anti-enflamatuar özelliklerinden kaynaklandığı düşünülmektedir ve Alzheimer gibi hastalıkların önlenmesindeki potansiyel rolü araştırılmıştır.