Yeni bir rektum kanseri tedavisi, ameliyat gereksinimini azaltıyor ve kanserin geri gelme riskini düşürüyor. Bu yöntemle rektum korunabiliyor.
Kanser Tedavisinde Devrim: Ameliyatsız Yaşam Umudu
Uppsala Üniversitesi’nde yapılan kapsamlı bir araştırma, ileri evre rektum kanserinde yeni bir tedavi yönteminin umut verici sonuçlar verdiğini ortaya koydu. Bu yeni yöntem sayesinde, bazı hastalarda ameliyat tamamen gereksiz hale gelebiliyor ve kanserin geri gelme riski azalıyor. Ayrıca bu tedavi ile hastaların rektumu korunabiliyor.
Yöntemin Etkisi: Rektum Korunabiliyor
Uppsala Üniversitesi Onkoloji Profesörü Bengt Glimelius, yeni tedavi yöntemi ile tümörlerin daha sık tamamen kaybolduğunu ve bunun da ameliyattan kaçınma şansını artırdığını belirtti. Bu sayede, hastaların normal rektum fonksiyonları korunabiliyor ve metastaz riski de azalıyor.
Rektum kanseri, her yıl yaklaşık 2,000 kişiyi etkiliyor. Bu hastaların üçte biri yüksek tekrarlama riski taşıyor. Rektum kanseri teşhisi konduğunda genellikle bağırsakların bir kısmı çıkarılıyor ve bu durum, stoma ihtiyacına ya da bağırsak kontrol problemlerine yol açabiliyor. Hastalar, önce radyoterapi veya radyoterapi ile eşzamanlı kemoterapi alıyor, ardından ameliyat ve genellikle altı aya kadar süren ek bir kemoterapi uygulanıyor.
Yeni Çalışma: Ameliyat Gerekmeden Tedavi Mümkün
Uppsala Üniversitesi tarafından yürütülen ve günlük sağlık hizmetlerinde yapılan bu çalışmada, tüm radyoterapi ve kemoterapi ilk olarak uygulandığında, bağırsakların bir kısmının cerrahi olarak çıkarılma gereksinimini ortadan kaldırma şansının iki katına çıktığı görüldü.
Tedavi sırasında tümör tamamen kaybolursa, ameliyat gerekmiyor. Bu, rektumun korunabileceği ve stoma ihtiyacının ortadan kalkabileceği anlamına geliyor. Ameliyatla rektumun bir kısmı çıkarıldığında, yeni rektum sık sık tuvalete gitme ihtiyacını beyne sinyal olarak göndermekte zorlanıyor.
Kapsamlı Çalışma ve Bulgular
Çalışmada, 461 hasta, İsveç Kolorektal Kanser Kaydı (SCRCR) aracılığıyla toplandı. Geleneksel olarak ileri evre rektum kanseri, radyoterapi ve kemoterapi kombinasyonu ile tedavi ediliyordu, ardından ameliyat ve ek kemoterapi uygulanıyordu. Dört yıl önce yapılan bir randomize çalışma, bir hafta radyoterapi ve ardından dört aydan biraz fazla süren kemoterapinin daha fazla tümörün tamamen kaybolmasına ve daha az metastaz oluşmasına yol açtığını gösterdi. Ancak, lokal tekrarlama oranları biraz daha yüksek olarak gözlemlendi.
Uppsala, bu tedavi modelini uygulayan ilk bölge oldu, ancak kemoterapi süresi üç aya indirildi. Yeni çalışma, önceki randomize çalışmanın sonuçlarını doğruladı, ancak burada lokal tekrarlama oranlarında artış gözlemlenmedi.
Prof. Glimelius, eski tedavi yönteminde ameliyat olan hastaların yüzde 14’ünde tümör bulunamadığını, yeni modelle bu oranın yüzde 28’e çıktığını belirtti. Ayrıca, yeni İsveç çalışmasında, beş yıllık takip sonunda lokal tekrarlama oranlarının artmadığı görüldü. Deneysel tedavilerin günlük sağlık hizmetlerinde de etkili olduğunu göstermek önemlidir.
Öne Çıkan Önemli Bulgular
- Yeni tedavi yöntemi, ameliyat gereksinimini azaltıyor.
- Kanserin geri gelme riski düşüyor.
- Rektum korunarak hastaların yaşam kalitesi artıyor.
- Metastaz riski azalıyor.
- Beş yıllık takipte lokal tekrarlama oranı artmıyor.
Pratikte Nasıl Yarar Sağlar?
Bu yeni tedavi yöntemi, rektum kanseri teşhisi konan hastalar için umut verici bir gelişme. Ameliyatsız tedavi seçeneği sunarak, yaşam kalitesini artırıyor ve ciddi cerrahi müdahalelerden kaçınmayı sağlıyor. Özellikle bağırsak kontrolü ve stoma ihtiyacı gibi yaşam kalitesini etkileyen durumları engelliyor. Hastaların daha az yan etki ile tedavi olabilmesi, bu yöntemin önemli bir avantajı.
