Avrupa Diyabet Araştırmaları Derneği’nin (EASD) bu yıl Hamburg, Almanya’da düzenlenen Yıllık Toplantısı’nda (2-6 Ekim) uzmanlar, diyabetten kalıcı olarak kurtulmanın gerçek dünya koşullarında mümkün olup olmadığını tartıştılar.

Tip 2 Diabet remisyonu şu şekilde tanımlanıyor:

%6.5 veya daha düşük bir Hemoglobin A1C seviyesi ve daha sonra herhangi bir glikoz düşürücü ilaç kullanmadan en az üç ay boyunca bu seviyeyi korumak.

Son yıllarda, tip 2 diyabet konusunda birçok uzman, tedavi hedeflerinde bir değişiklik yapılmasını savundu – geleneksel olarak glikoz seviyelerine yapılan vurgunun aksine, öncelikle kilo verme ve obezite tedavisine odaklanmaya yönelik bir değişiklik. Hatta bu şu şekilde ifade edilir oldu:

Tip 2 diyabet remisyonu için kilo kaybını kanser için kemoterapi kadar önemli görmeliyiz

Tip 2 diyabetli insanlar nasıl remisyona ulaştı?
Remisyonun karaciğer ve pankreas içindeki yüksek yağ seviyelerinin normalleşmesine bağlı olduğu gösterilmiştir ve bunu sağlamanın tek yolu büyük kilo kaybıdır. İnsanların diyabetlerini remisyona sokmasının üç ana yolu vardır: düşük karbonhidratlı diyet, düşük kalorili diyet ve bariatrik cerrahi.

İngiltere’nin Newcastle kentindeki Newcastle Üniversitesi’nden Profesör Roy Taylor önergeyi destekleyen bir konuşma yaptı.

Profesör Roy Taylor’ın Bakış Açısı: Yeterli Destekle Kalıcı Remisyon Mümkündür

Temel Argüman:
Diyet müdahalesi ve kilo kaybı yoluyla tip 2 diyabette kalıcı remisyon elde etmek mümkündür.
Destekleyici Çalışmalar ve Ayrıntılar:
Counterpoint Çalışması (2011):
Çok düşük kalorili bir diyetle tip 2 diyabeti tersine çevirmenin mümkün olduğunu ortaya koymuştur.
Tip 2 diyabetin karaciğer ve pankreastaki aşırı yağdan kaynaklandığını öne sürmüştür.
Counterbalance Çalışması (2016):
Kilo kaybını sürdürmenin en az altı ay boyunca tip 2 diyabeti tersine çevirebileceğini doğruladı.
DiRECT Denemesi:
298 katılımcı ve 12 haftalık çok düşük kalorili diyet ve ardından kilo kaybı idame desteği.
Katılımcıların %46’sında 1 yılda ve %36’sında 2 yılda remisyon sağlanmıştır.
5 yıl sonra, yeniden kilo almaktan kaçınan katılımcılar remisyonda kalmıştır.
İngiltere’de Ulusal Remisyon Programı:
DiRECT çalışmasından esinlenilmiştir ve kilo kaybını teşvik etmek ve tip 2 diyabeti tersine çevirmek için çok düşük kalorili bir diyet kullanır.
Anahtar Mesaj:
Kilo kaybı, özellikle de organ içi yağların azaltılması diyabetin gerilemesine yol açabilir.
Kilo verilmeye devam edilirse kalıcı remisyon mümkündür.

Profesör Kamlesh Khunti’nin Bakış Açısı: Kalıcı Remisyon Gerçek Dünya Koşullarında Mümkün Değildir

Temel Argüman:
Gerçek dünyada yaşam tarzı müdahaleleri yoluyla tip 2 diyabette kalıcı remisyon elde etmek, davranış değişikliği ve kilo kaybının sürdürülmesindeki zorluklar nedeniyle mümkün değildir.
Tartışma Noktaları:
Davranış Değişikliği ve Kilo Koruma:
Davranış değişikliğini uzun vadede sürdürmek zordur ve verilen kilolar sıklıkla geri alınır.
Kilo kaybını takiben hormonal değişimler iştahı ve yeniden kilo alımını teşvik eder.
Yeniden kilo alımı, kaybedilen kas kütlesinin yerini yağın aldığı “kollateral yağlanma” ile sonuçlanabilir.
Etkililik ve Komplikasyonlar:
DiRECT denemesi, ilk katılımcıların yalnızca %7’sinin 5 yıl içinde remisyonu koruduğunu göstermiştir.
Çalışmalar düşük kalorili diyetlerin diyabetle ilgili komplikasyon riskini azalttığını kanıtlamamıştır.
Remisyonun Tanımı:
Mevcut tanımlar (örneğin, glikoz düşürücü tedaviler olmaksızın üç ay boyunca HbA1c <%6,5) çok katı olabilir.
GLP-1 reseptör agonistleri gibi umut vaat eden müdahaleler, ilaç tedavisi devam ettiği için bu tanıma uymamaktadır.
Cerrahi Müdahaleler:
Bariatrik cerrahi, 15 yıl sonra insanların yaklaşık üçte birinin hala remisyonda olduğunu göstermiştir.
Ancak bu, tüm popülasyon için geçerli olmayan ve önemli riskler taşıyan köklü bir çözümdür.
Anahtar Mesaj:
Uzun süreli remisyon, mevcut tanım ve mevcut müdahalelerle gerçek dünyada pratik olarak elde edilemez.
Remisyon tanımını daha gerçekçi bir şekilde ulaşılabilir kılmak için yeniden değerlendirmek gerekebilir.

Sonuç


Bu bakış açıları, tip 2 diyabetin yönetilmesi ve potansiyel olarak tersine çevrilmesi konusunda süregelen tartışma ve araştırmalara ışık tutmaktadır. Diyet değişiklikleri ve kilo kaybı yoluyla remisyon potansiyeli bazı çalışmalarla kanıtlanmış olsa da, bu tür yaşam tarzı değişikliklerini ve kilo kaybını uzun vadede, özellikle de gerçek dünya ortamlarında sürdürmek önemli bir zorluk olmaya devam etmektedir. Tartışma ayrıca, hastalar ve sağlık hizmeti sağlayıcıları için daha pratik ve ulaşılabilir hedefleri kolaylaştırmak amacıyla diyabet bağlamında “remisyonun” ne anlama geldiğinin yeniden tanımlanmasının gerekliliğine işaret etmektedir.

Referanslar:

1. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21656330/

2. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26628414/

3. https://www.thelancet.com/journals/landia/article/PIIS2213-8587(19)30068-3/fulltext

4.https://www.england.nhs.uk/diabetes/treatment-care/diabetes-remission/