Keto diyeti

Keto diyeti, farelerde kalp, böbrek, akciğer ve beyinde yaşlanan hücrelerin birikimini artırarak organ yaşlanmasını hızlandırabilir ve sağlık sorunlarına yol açabilir.

Keto Diyeti ve Organ Yaşlanması

Fareler üzerinde yapılan bir araştırma, keto diyetinin kalp, böbrek, akciğer ve beyin gibi organlarda hasar görmüş hücrelerin birikmesine neden olduğunu ve bu durumun organ yaşlanmasını hızlandırabileceğini gösteriyor.

Keto Diyeti ve Sağlık Riskleri Birçok kişi kilo vermek ve kan şekeri seviyesini kontrol etmek için düşük karbonhidratlı diyetleri tercih ediyor. Ancak, bu diyetlerin sağlık üzerindeki etkileri konusunda karışık sonuçlar elde ediliyor. Bazı çalışmalar, bu diyetlerin kalp krizi riskini artırabileceğini belirtiyor.

Araştırma Detayları

Texas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi’nden David Gius ve ekibi, altı fareye üç hafta boyunca ketojenik diyet uyguladı. Diyetlerinin %90’ından fazlası yağdan, %1’inden azı ise karbonhidrattan oluşuyordu. Kontrol grubundaki fareler ise kalorilerinin %17’sini yağdan, %58’ini karbonhidrattan alan standart bir diyetle beslendi.

Yaşlanmış Hücrelerin Birikimi

Araştırmacılar, farelerin kalp, böbrek, karaciğer ve beyin dokularını inceleyerek yaşlanan hücreleri aradı. Bu hücreler, işlevlerini yitirmiş ancak ölmeyen ve dokularda iltihaplanmaya yol açan toksinler salgılayan hücrelerdir. Ketojenik diyet uygulanan farelerin organlarında, standart diyetle beslenen farelere göre belirgin şekilde daha fazla yaşlanmış hücre bulundu.

Özellikle böbreklerinde, yaşlanmış hücrelerin bir göstergesi olan hücre markörlerinin miktarı, standart diyetle beslenen farelere göre dört kat fazlaydı.

Sağlık Üzerindeki Etkiler

Bu bulgular, keto diyetinin organ yaşlanmasını hızlandırabileceğini ve kalp hastalığı, kanser ve tip 2 diyabet gibi sağlık sorunları riskini artırabileceğini gösteriyor. Ancak, fareler standart diyete geri döndüklerinde yaşlanmış hücrelerin sayısı azaldı.

Araştırmanın Önemi

Gius, “Ketojenik diyet muhtemelen iyi bir şey, ancak herkes için uygun değil. Ve önemli olan, ara vermeniz gerektiğidir,” diyor. “Çalışmamız, bu konuyu daha titiz bir şekilde incelememiz gerektiğini ortaya koyuyor.”

Michigan’daki Van Andel Enstitüsü’nden Russell Jones ise, “Deneysel bulguların insanlara nasıl yansıyacağı belli değil. Fareler %90 yağ içeren bir diyetle besleniyorlar ve bu, insanların uygulaması neredeyse imkansız bir diyettir,” diyor.

KAYNAK:

https://www.science.org/doi/10.1126/sciadv.ado1463