İnsan papilloma virüsü (HPV) rahim ağzı kanserinin gelişiminde önemli bir faktördür ve mekanizmanın anlaşılması hem virüsün doğasına hem de insan hücreleriyle etkileşimine bakmayı gerektirir.

Yüksek Riskli HPV Tipleri ile Enfeksiyon: HPV’nin birçok türü vardır, ancak HPV 16 ve 18 gibi bazı türler rahim ağzı kanserine neden olma açısından yüksek riskli olarak kabul edilir. Bu türler serviksin epitel hücrelerini enfekte eder.

Viral DNA’nın Konak Hücrelere Entegrasyonu: Rahim ağzı kanseri vakalarında, bu yüksek riskli HPV tiplerinin DNA’sı genellikle konak hücrenin DNA’sına entegre olur. Bu entegrasyon, kanserojenik süreçte kritik bir adımdır. Hücrelerin normal işlevini bozar.

Hücre Düzenlemesinin Bozulması: Viral DNA entegre olduktan sonra E6 ve E7 olarak bilinen proteinleri üretir. Bu proteinler konak hücrenin p53 ve retinoblastoma proteini (Rb) gibi tümör baskılayıcı proteinlerine müdahale eder. Normalde p53 ve Rb hücre büyümesini düzenler ve mutasyonları önler; bunların inaktivasyonu kontrolsüz hücre bölünmesine ve potansiyel tümör oluşumuna yol açar.

Genetik Mutasyonlar ve Kanser Gelişimi: E6 ve E7’nin sürekli ifadesi konak hücrelerde genetik istikrarsızlığa yol açarak hücresel DNA’da mutasyonlara ve değişikliklere neden olur. Normal hücre döngüsü kontrolündeki bu bozulma, sonunda normal servikal hücrelerin kanserli hücrelere dönüşmesine yol açabilir.

Kansere İlerleme: İlk enfeksiyondan kanser gelişimine kadar olan süreç genellikle yavaştır, genellikle yıllar hatta on yıllar alır. Bu süre zarfında, kalıcı enfeksiyon ve genetik hasarın birikmesi sonunda rahim ağzı kanserinin gelişmesine yol açabilir.