Beyindeki insülin direnci, daha yaygın olarak tip 2 diyabet ve metabolik sendromla ilişkilendirilen bir durum olan insülin direncinin daha az bilinen ancak önemli bir yönüdür. Beyin bağlamında insülin direnci, beyin hücrelerinin, diğer şeylerin yanı sıra kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olan bir hormon olan insüline karşı daha az hassas veya duyarlı hale gelmesi anlamına gelir.

Sağlıklı bir durumda insülin, hafıza ve öğrenme gibi bilişsel işlevleri destekleyerek beyinde çok önemli bir rol oynar. Aynı zamanda beyin hücrelerindeki glikoz metabolizmasını da etkiler ki bu hayati önem taşır çünkü glikoz beyin için birincil enerji kaynağıdır.

Beyinde insülin direnci geliştiğinde, bunun çeşitli sonuçları olabilir:

Bilişsel Bozukluk: Araştırmalar, beyindeki insülin direncinin bilişsel gerilemeye katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir. Bu bağlantı, insülin direncinin hastalığın patogenezinde oynayabileceği rol nedeniyle, bazen “tip 3 diyabet” olarak da adlandırılan Alzheimer hastalığı gibi durumlarda özellikle önemlidir.

Nörolojik Bozukluklar: Hafıza ve bilişin ötesinde, beyindeki insülin direnci diğer nörolojik bozukluklarla bağlantılı olabilir. Bu bağlantının kesin mekanizmaları ve etkileri devam eden bir araştırma konusudur. Bugünkü araştırmada ona değineceğiz.

Metabolik Rahatsızlıklar: Beynin metabolik süreçleri insülin direnci nedeniyle bozulabilir. Bu durum beynin glikozu nasıl kullandığını etkileyerek beyin hücrelerinde potansiyel olarak enerji açığına yol açabilir.

Beyin İnsülin Sinyal Yolları: İnsülin direnci beyindeki insülin sinyal yollarını bozabilir ve bu da nörodejeneratif süreçlere katkıda bulunabilir.

Beyindeki insülin direncini anlamak ve ele almak karmaşıktır. Periferik insülin direncini (kaslar ve karaciğerde olduğu gibi) yönetmede çok önemli olan diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı faktörleri, beyin insülin direncini azaltmada da rol oynayabilir. Bununla birlikte, kesin ilişki ve etkili müdahaleler hala devam eden araştırmaların konusudur.

İnsülin direnci ve beyin sağlığı arasındaki bu bağlantı, genel beyin fonksiyonu ve yaşlanmada metabolik sağlığın önemini vurgulayan, giderek artan bir ilgi alanıdır.

YENİ ÇALIŞMA NE BULDU?

Yeni çalışma, şeker oranı yüksek bir diyetin diğer organları nasıl etkilediğine benzer şekilde beyinde de insülin direncine neden olabileceğini göstererek bu konuya ışık tuttu.

Araştırma ekibi, insanlarla olan genetik ve biyolojik benzerlikleri nedeniyle model organizma olarak meyve sineklerini kullandı. Yüksek şekerli bir diyetin glial hücrelerde PI3k adı verilen ve insülin sinyali için çok önemli olan bir proteinin seviyelerini düşürdüğünü ve bunun da insülin direncine işaret ettiğini keşfettiler.

Glial fonksiyon için çıkarımlar

Glial hücreler, özellikle de meyve sineklerindeki sarmal glia, nöronal döküntülerin temizlenmesinde hayati bir rol oynamaktadır.

Çalışma, bu hücrelerin yüksek şekerli bir diyete tabi tutulduklarında, enkaz temizleme işlevleri için gerekli olan Draper proteini seviyelerinin azaldığını buldu.

Nörodejeneratif hastalık riski üzerindeki potansiyel etkisi

Yüksek şekerli beslenme nedeniyle glia tabakasının işlevinin bozulması, obezitenin nörodejeneratif hastalıkların gelişimine katkıda bulunabileceği potansiyel bir mekanizmaya işaret etti.

 Nöronal döküntülerin etkili bir şekilde temizlenememesi, beyin sağlığına zarar veren bir birikime yol açabilir.

Bu çalışma hakkında daha ayrıntılı bilgi için orijinal yayına bakınız:

Alassaf M, Rajan A (2023) Diyet kaynaklı glial insülin direnci, Drosophila beynindeki nöronal döküntülerin temizlenmesini bozar. PLoS Biyoloji (2023). DOI: 10.1371/journal.pbio.3002359.