İtalya’daki Moli-sani Araştırmasından elde edilen sonuçlara göre, yüksek miktarda zeytinyağı tüketimi kanser, kalp hastalıkları ve diğer nedenlerle ölüm riskini düşürüyor. Araştırma, bu ilişkinin potansiyel biyolojik mekanizmalarını da ortaya koyuyor.

Zeytinyağı, Akdeniz diyetinin vazgeçilmez bir parçası olarak bilinir ve sağlık üzerindeki olumlu etkileri uzun zamandır dikkat çekmektedir. İtalya’da yapılan yeni bir araştırma, zeytinyağının kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çeşitli ölüm nedenlerini azaltmada önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Zeytinyağının Sağlık Üzerine Etkileri

Moli-sani çalışmasının sonuçlarına göre, günlük olarak üç yemek kaşığından fazla zeytinyağı tüketen bireylerde, daha az tüketenlere göre kanser, kalp hastalıkları ve diğer nedenlerle ölüm riski belirgin şekilde düşük. Araştırmacılar, zeytinyağı tüketimi ile ölüm oranları arasındaki bu ilişkiyi daha detaylı analiz etmek için 22,892 erkek ve kadını içeren geniş çaplı bir veri setini inceledi.

Biyolojik Mekanizmalar

Zeytinyağı tüketimi ve ölüm oranları arasındaki ilişkide, inflamasyonu azaltma, metabolizmayı düzenleme ve kardiyovasküler sağlığı destekleme gibi olası biyolojik mekanizmalar rol oynuyor. Araştırma, bu etkileşimlerin özellikle kanser ve kalp hastalıkları üzerindeki ölüm riskini azaltma potansiyelini gözler önüne seriyor.

Kanserden Ölüm Oranı: Çalışma, günde üç yemek kaşığından fazla zeytinyağı tüketen bireylerin, 1,5 yemek kaşığı veya daha az tüketenlere kıyasla kanserden ölüm riskinin %23 daha düşük olduğunu göstermektedir.
Kardiyovasküler Ölüm Oranı: Günde üç yemek kaşığından fazla zeytinyağı tüketen bireylerin kardiyovasküler koşullardan ölme riskinde %25’lik bir azalma olduğunu göstermektedir.
Tüm Nedenlere Bağlı Ölüm Oranı: Günde üç yemek kaşığından fazla zeytinyağı tüketen bireylerin tüm nedenlere bağlı ölüm riski %20 daha düşüktür.

Sonuçlar ve Sağlık Önerileri

Araştırmanın sonuçları, zeytinyağının yalnızca Akdeniz diyetinin bir parçası olarak değil, aynı zamanda bağımsız bir sağlık destekleyici olarak da önemini vurgulamaktadır. Gündelik diyetimize düzenli olarak zeytinyağı eklemek, uzun vadede sağlıklı bir yaşam sürdürme konusunda bize yardımcı olabilir.

Bu çalışma, zeytinyağı tüketiminin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini bilimsel olarak desteklerken, bu alandaki daha fazla araştırma, zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamıza olanak tanıyacak. Özellikle, zeytinyağının biyolojik yollarını daha detaylı anlamak, bu değerli besinin sağlık üzerindeki etkilerini optimize etme potansiyelini artırabilir.

Çalışmanın Önemi

Moli-sani çalışması, zeytinyağı tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerini derinlemesine incelenmesi açısından değerli bir katkı sağlamaktadır. İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde yapılan bu tür çalışmalar, dünya genelinde sağlıklı beslenme modellerinin geliştirilmesine ışık tutmaktadır.


Hidroksitirosol, zeytinyağında bulunan çok güçlü bir antioksidandır. Bu bileşik, özellikle Akdeniz diyetinin temel unsurlarından biri olan zeytinyağındaki fenolik bileşenler arasında önemli bir yere sahiptir. Hidroksitirosol, serbest radikallerle mücadele ederek hücreleri oksidatif strese karşı korur, böylece çeşitli kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu ve kalp hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalıklar gibi durumların riskini azaltmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

Ham sızma zeytinyağı (EVOO), hidroksitirosolün bağırsaklarda emilmesi için ideal gıda matrisidir ve kanda maksimum konsantrasyonları sağlar [ 89 , 90 ]. Isıya dayalı pişirme yöntemleri arasında kızartma ve buharda pişirme, EVOO’nun antioksidan kapasitesini koruyabilir veya artırabilir; soteleme, basınçlı pişirme, kaynatma ve mikrodalga fırınlama ise toplam fenolik içeriğinde önemli azalmalara yol açabilir.

Sebzeleri düdüklü tencerede kaynatırken, fenolik bileşikler hem EVOO’dan hem de sebzelerden pişirme suyuna aktarılır; patlıcan, domates ve balkabağı durumunda maksimum transfer olur. Bu nedenle, bu pişirme suyunu atmak yerine nihai tarife dahil etmek tüketicinin ilgisini çekebilir.

  1. Düşük Isıda Pişirme: EVOO’nun (Ekstra Virgin Zeytinyağı) fenolik içeriği 120°C gibi düşük ısıda daha iyi korunur. Yemeklerinizi pişirirken mümkün olduğunca düşük sıcaklık kullanmaya özen gösterin.
  2. Kızartmalarda Dikkatli Olun: Kızartma yaparken sıcaklık çok önemlidir. EVOO’nun antioksidan kapasitesini korumak için 180°C’yi aşmayan sıcaklıklarda kısa süreli kızartmalar yapın.
  3. Buharda Pişirme: Buharda pişirme, EVOO’nun antioksidan kapasitesini koruyan veya artıran bir yöntemdir. Sebzelerinizi buharla pişirirken bir miktar EVOO eklemeyi deneyin.
  4. Pişirme Suyunu Kullanın: Basınçlı tencerede sebzeleri EVOO ile pişirirken, pişirme suyunu atmayın. Bu su, fenolik bileşikler açısından zengindir ve çorbalarınızda veya soslarınızda kullanılabilir.
  5. Mikrodalga Kullanımı: EVOO’yu mikrodalgada kullanırken, 500 W’ta 5 dakikadan fazla pişirmemeye özen gösterin, çünkü bu, oksidasyonu ve fenolik içerik kaybını artırabilir.
  6. Fırında Pişirme: EVOO ile fırında pişirme, özellikle 180°C’de 45 dakika gibi kısa sürelerle, fenolik içerik kaybını minimize eder. Fırında pişirme, EVOO’nun antioksidan moleküllerinin nihai üründe daha fazla bulunmasını sağlar.
  7. EVOO ile Zenginleştirme: Yemeklerinize, özellikle acı bir tadı olan bileşenleri maskelemek için EVOO ekleyin. Bu, aynı zamanda yemeklerinizin fenolik içeriğini artırır.
  8. Proteinle Birlikte Tüketin: EVOO’yu yumurta veya peynir altı suyu proteini ile tüketmek, bu bileşenlerin biyo-yararlanımını artırabilir.
  9. Yeni Volatillerin Oluşumuna Dikkat: Yüksek sıcaklıkta uzun süreli pişirme, istenmeyen volatillerin oluşumuna ve lezzetin azalmasına neden olabilir. EVOO’yu kullanırken, pişirme süresini ve sıcaklığını iyi ayarlayın.
  10. Fırında EVOO Kullanımı: Fırında pişirme sırasında margarin yerine EVOO kullanmak, ürünlerin raf ömrünü uzatır ve duyusal özelliklerini değiştirmeden antioksidan seviyelerini artırabilir.

ZEYTİNYAĞININ 20 YARARI

  1. Anti-inflamatuar Özellikler: EVOO, inflamatuar ve hücre yapışma aracıları olan IL-6 ve CRP gibi maddelerin seviyelerini azaltır, böylece inflamasyonu azaltmada etkilidir.
  2. Kan Pıhtılaşmasını Kontrol Etme: EVOO, trombosit yapışmasını azaltarak ve PAI-1 seviyelerini düşürerek kan pıhtılaşmasını kontrol etmeye yardımcı olur.
  3. Damar Sağlığını İyileştirme: EVOO, damar genişlemesine yardımcı olan ve damar sağlığını iyileştiren bileşenler içerir.
  4. Kalp Sağlığı: Düzenli EVOO tüketimi, HDL seviyelerini artırarak ve LDL’nin oksidasyon direncini iyileştirerek kalp hastalığı riskini azaltır.
  5. Hücre Büyümesini Kontrol Etme: EVOO’nun fenolik bileşenleri, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını kontrol eder.
  6. Mikrobiyolojik Özellikler: EVOO, birçok patojenik mikroorganizmaya karşı antimikrobiyal aktivite gösterir.
  7. Kemik Sağlığı: EVOO, kemik sağlığını destekleyen ve kemik yoğunluğunu artırabilen bileşenlere sahiptir.
  8. Kardiyak Fonksiyon: EVOO, miyokard infarktüsü sonrası kardiyak çıktı kaybını azaltabilir ve kardiyomiyositler üzerinde antiapoptotik etkilere sahiptir.
  9. Amiloid Üretiminin Azaltılması: EVOO, amiloid birikimini önleyerek nörodejeneratif hastalıkların ilerlemesini yavaşlatabilir.
  10. Kardiyovasküler İşlev: EVOO, periferik insülin hassasiyetini ve glukoz toleransını iyileştirebilir, bu da kardiyovasküler sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır.
  11. Lipoprotein Metabolizması: EVOO, LDL partiküllerinin oksidasyonunu önleyerek lipoprotein metabolizmasını iyileştirir.
  12. Karbonhidrat Metabolizmasını İyileştirme: EVOO tüketimi, tip 2 diyabet riskini azaltabilir ve metabolik sendromu önlemeye yardımcı olabilir.
  13. Nörodejeneratif Hastalıklar: EVOO’nun bileşenleri, oksidatif stresi azaltarak ve nöroinflamasyonu düzenleyerek nörodejeneratif hastalıkların ilerlemesini yavaşlatır.
  14. Kansere Karşı Koruma: EVOO tüketimi, özellikle pankreas, özofagus ve meme kanseri olmak üzere bazı kanser türlerinin riskini azaltabilir.
  15. Bağırsak Mikrobiyotasını İyileştirme: EVOO, bağırsak mikrobiyotasını iyileştirerek sindirim sağlığını destekler ve bağırsak geçirgenliğini iyileştirir.
  16. Gestasyonel Diyabet Riskini Azaltma: Hamile kadınlarda EVOO tüketimi, gestasyonel diyabet riskini azaltabilir.
  17. Obeziteyle Mücadele: EVOO, tokluk hissini artırarak ve yağ alımını azaltarak obeziteyle mücadeleye yardımcı olabilir.
  18. İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları: EVOO’nun anti-inflamatuar özellikleri, Crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalıklarının belirtilerini hafifletebilir.
  19. Yaşlı Popülasyonda Sağlık: EVOO, yaşlı bireylerde iştahı artırabilir ve lipit profillerini iyileştirebilir, bu da genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır.
  20. Parenteral Beslenme: OO bazlı intravenöz lipid emülsiyonları, esansiyel yağ asitleri ve kalori sağlayarak parenteral beslenme formülasyonlarının bir parçası olarak kullanılır ve lipid peroksidasyonunu azaltabilir.

KAYNAK:

https://www.nature.com/articles/s41430-024-01442-8